Atom ile Element Aynı Şey mi? Kültürlerin Gözünden Maddenin Anlamı Farklı coğrafyalarda insanların dünyayı nasıl anlamlandırdığına baktığımda beni en çok etkileyen şeylerden biri, aynı gerçekliğin ne kadar farklı hikâyelerle anlatılabildiği oldu. Bir pazarda el yapımı bir takının anlamını dinlerken, bir topluluğun doğayla kurduğu bağı gözlemlerken ya da eski bir ritüelde kullanılan sembollerin ardındaki düşünceleri keşfederken şunu fark ettim: İnsanlar yalnızca maddi dünyayı kullanmaz, ona anlam da yükler. İşte bu merak, beni “Atom ile element aynı şey mi?” sorusunu yalnızca kimya açısından değil, insan kültürlerinin dünyayı kavrama biçimleri açısından düşünmeye yöneltti. Bilim bize atom ve element kavramlarının farklı olduğunu söyler. Ancak…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Sebepsiz Ayak Ağrısı Neden Olur? Görünmeyen Yüklerin Sosyolojik Hikâyesi Bazen bir insan sabah yatağından kalkar, ayağını yere bastığı anda beklemediği bir sızı hisseder. Ortada belirgin bir düşme yoktur, büyük bir sakatlanma yaşanmamıştır, hatta kişi kendisine “Ben bugün fazla da yorulmadım ki…” diye düşünür. Yine de ayak ağrır. Bu ağrı bazen birkaç saat sürer, bazen günlerce devam eder. İnsan önce bedenini sorgular: “Acaba bir şey mi oldu?” Sonra hayatına bakmaya başlar: “Son zamanlarda kendimi ne kadar zorluyorum?” Aslında sebepsiz ayak ağrısı neden olur? sorusu yalnızca tıbbi bir soru değildir. Elbette fiziksel nedenler, kas-iskelet sistemi problemleri, sinir sıkışmaları veya dolaşım sorunları bu…
Yorum BırakDozyl Sabah mı Akşam mı? Zamanın, Hatırlamanın ve İnsan Deneyiminin Edebiyattaki Yansıması Bir kelime bazen yalnızca bir kelime değildir. Bir soru bazen yalnızca bilgi arayışıyla sınırlı kalmaz. “Dozyl sabah mı akşam mı?” sorusu da ilk bakışta bir kullanım zamanını öğrenme isteği gibi görünse de, insanın gündelik hayatındaki daha büyük bir anlatının parçasıdır. Çünkü insan, yalnızca saatlerle ve takvimlerle yaşayan bir varlık değildir; anılarla, alışkanlıklarla, korkularla, umutlarla ve anlam arayışıyla çevrili bir hikâyenin içindedir. Edebiyatın en güçlü taraflarından biri, sıradan görünen ayrıntıları derin anlamlara dönüştürmesidir. Bir fincan kahve, eski bir mektup, pencere kenarında bekleyen bir karakter ya da gece yarısı söylenen…
Yorum BırakDeri Döküntüsü Hangi Cinsel Hastalıktır? Sağlık, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerinden Siyasal Bir Analiz İnsan bedeni hiçbir zaman yalnızca biyolojik bir alan olmadı. Tarih boyunca beden; iktidarın, ahlakın, kurumların ve toplumsal normların mücadele ettiği bir alan olarak şekillendi. Bir deri döküntüsü yalnızca tıbbi bir belirti midir, yoksa toplumların cinsellik, mahremiyet ve yurttaşlık anlayışlarını yansıtan daha geniş bir siyasal meselenin parçası mıdır? Bu soruya yalnızca hastalıkların isimlerini sıralayarak cevap vermek mümkün değildir. Çünkü sağlık, özellikle de cinsel sağlık, birey ile devlet, kurumlar ile vatandaş, bilim ile ideoloji arasındaki güç ilişkilerinin kesiştiği bir alandır. Deri döküntüsü hangi cinsel hastalığın belirtisidir sorusu, aslında…
Yorum BırakBir Çocuğun Geri Zekâlı Olduğu Nasıl Anlaşılır? Siyasal Düzen, Kurumlar ve Çocukluk Üzerine Bir Analiz Toplumların kendilerini nasıl yönettiğini anlamaya çalışırken yalnızca parlamentolara, seçimlere ya da devlet kurumlarına bakmak yeterli değildir. Asıl mesele, hangi insanların değerli görüldüğü, kimlerin dışlandığı ve hangi ölçütlerin “normal” kabul edildiğidir. Bir çocuğa “geri zekâlı” etiketi yapıştırılması da yalnızca bireysel bir değerlendirme değildir; güç ilişkileri, kurumların işleyişi ve toplumsal ideolojilerle bağlantılı bir süreçtir. Çünkü bir çocuğun kapasitesi hakkında verilen karar, çoğu zaman yalnızca bilişsel özelliklerle değil; eğitim sistemi, ekonomik koşullar, aile yapısı, kültürel beklentiler ve siyasal düzen tarafından şekillenir. Burada sorulması gereken temel soru şudur: Bir…
Yorum BırakAralık Ayı Hicri Takvime Göre Hangi Aydır? Zaman, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Siyasal Bir Analiz Zaman yalnızca saatlerin, takvimlerin ve tarihler arası dönüşümlerin konusu değildir. İnsan toplulukları zamanı nasıl ölçüyor, hangi günleri önemli kabul ediyor ve hangi dönemleri anlamlandırıyorsa aslında kendi toplumsal düzenlerini de yeniden kurarlar. Bir takvim, yüzeyde basit bir tarih sistemi gibi görünse de derinlerde iktidarın, kültürün, inancın ve siyasal kimliğin nasıl örgütlendiğine dair önemli ipuçları taşır. İnsanların hangi günleri hatırladığı, hangi dönemleri kutsal kabul ettiği veya hangi tarihleri dönüm noktası olarak gördüğü, toplumsal hafızanın ve siyasal düzenin bir parçasıdır. Aralık ayının Hicri takvimde hangi aya karşılık…
Yorum BırakKuranı Kerim Nasıl Yazılır? İlahi Kelamın Yazıya Aktarılma Süreci Yine bir Daki içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Kuranı Kerim nasıl yazılır”. Kuranı Kerim nasıl yazılır? sorusu, aslında sadece harflerin bir araya getirilmesiyle ilgili basit bir yazım sorusu değildir. Bu soru, yüzyıllardır insanların merak ettiği, üzerinde düşündüğü ve hassasiyetle yaklaştığı önemli konulardan biridir. Çünkü Kur’an-ı Kerim, Müslümanlar için yalnızca okunacak bir kitap değil; inanç, yaşam biçimi ve manevi bir rehber olarak kabul edilir. Günlük hayatın yoğunluğu içinde bazen kelimelerin anlamını ne kadar derin taşıdığını unutabiliyoruz. Ben de İstanbul’da işe gidip gelirken, kalabalık metrolarda veya akşam bilgisayar başında yazı yazarken bazı kelimelerin…
Yorum Bırakİncir Ağacı Kaç Sene Sonra Meyve Verir? – İstanbul Sokaklarından Balkonuma İstanbul’un kalabalığında, işten çıkıp eve dönerken gözüm genellikle balkonuma takılıyor. Küçük saksımda bir incir ağacı var; daha doğrusu, küçük bir umut. Ofiste verilerle, tablolarla uğraştıktan sonra akşamları balkonumda bitkilerle vakit geçirmek bana terapi gibi geliyor. Ama merak etmeden de duramıyorum: “İncir ağacı kaç sene sonra meyve verir?” diye kendi kendime soruyorum bazen. Aslında bu soru, sadece sabrı test eden bir merak değil, aynı zamanda yaşam temposunu yavaşlatmanın küçük bir yolu. İncir Ağacının Tarihi ve İnsanla Buluşması İncir ağacı, Anadolu topraklarında binlerce yıldır yetişiyor. Çocukluğumda, anneannemin bahçesinde büyük bir incir…
Yorum BırakNeden Arapça Öğrenmeliyiz? Bir Defter Sayfasında Başlayan Değişim Hikâyem Kayseri’de Soğuk Bir Akşam ve Eski Bir Defterin Sayfaları Kayseri’de yaşadığım evin küçük odasında, pencerenin kenarına oturup günlük yazmayı alışkanlık haline getireli yıllar oldu. 25 yaşındayım ve bazen bir gün içinde yaşadığım en küçük duyguyu bile yazmadan rahat edemiyorum. Çünkü bazı anların insanın içinde kaybolup gitmesine izin vermek istemiyorum. Geçen kış, yine böyle soğuk bir akşamdı. Dışarıda kar yavaş yavaş kaldırımları kapatırken elimde kahvem, önümde eski deri kaplı günlüğüm vardı. O gün kendimi garip bir boşluk içinde hissediyordum. Hayatta birçok şey yapıyor, yeni şeyler öğrenmeye çalışıyor ama yine de içimde tamamlanmamış…
Yorum BırakDağıstanlılar Çerkes midir? Antropolojik Bir Perspektiften Kimlik, Kültür ve Çeşitlilik İnsan kültürlerini keşfettikçe, dünyayı yalnızca haritalar ve siyasi sınırlar üzerinden anlamanın ne kadar eksik kaldığını fark ederiz. Bir dağın iki yamacında yaşayan toplulukların farklı diller konuşabildiğini, aynı coğrafyada yaşayan insanların bambaşka ritüeller geliştirebildiğini ve bir topluluğun kendisini tanımlama biçiminin dışarıdan verilen isimlerden çok daha karmaşık olduğunu görmek, kültürel çeşitliliğe duyulan merakı artırır. Kafkasya gibi tarih boyunca göçlerin, imparatorlukların, savaşların ve kültürel etkileşimlerin kesiştiği bir bölgede kimlik meseleleri özellikle dikkat çekicidir. Bu nedenle “Dağıstanlılar Çerkes midir?” sorusu yalnızca bir etnik sınıflandırma sorusu değildir; aynı zamanda Dağıstanlılar Çerkes midir? kültürel görelilik bağlamında…
Yorum Bırak