İçeriğe geç

Hemşirelik zor mu ?

Hemşirelik Zor Mu? Gerçekten mi?

İzmir’in sıcak yaz günlerinden birinde, kafede arkadaşlarımla oturuyorum. Konu her zaman olduğu gibi, iş, hayat, ilişki dramaları… derken birden bir arkadaşım “Ya, hemşirelik zor bir meslek gerçekten, değil mi?” dedi. Ben de bir an için durakladım ve “Evet, zor olabilir… ama bu kadar zor olacağını kimse bana söylemedi!” diye cevap verdim. Hemşirelik, dışarıdan bakınca biraz nostaljik, biraz da ‘tamam, işim var’ havası veren bir meslek gibi gözükse de, derinlerine indikçe işin rengi değişiyor. Peki, hemşirelik gerçekten zor mu? Hadi gelin bunu biraz eğlenceli bir şekilde sorgulayalım.

İlk Bakışta Hemşirelik: “Bunu Kimse Beni Hiç Anlatmadı!”

Şimdi, hepimiz hastaneye bir şekilde gitmişizdir, değil mi? İşte o an, bekleme odasında bir hemşireye bakıp, “Aa, ne kadar da rahat görünüyorlar, her şey yolunda, her şey disiplinli. Galiba ben de bu mesleği yapabilirim” diyorsunuz. Fakat hemen ardından, bir dakika sonra o hemşirenin “Bir dahaki sefere test yapmam gerek, lütfen biraz daha bekleyin!” diye bir cümle kurmasıyla, kendinizi hastanenin derinliklerinde kaybolmuş hissediyorsunuz. “Nereye gidiyorum? Nereye düştüm ben?” diye düşünmeye başlıyorsunuz. İşte tam o anda, hemşirelik zor mu sorusunun cevabı aklınıza geliyor.

Hadi, biraz daha gerçekçi olalım. Hemşireler sadece kan alıp serum takmıyorlar, aynı zamanda hastalarla en zor anlarda iletişim kuruyorlar. Bazen sabah erken saatlerde, bazen akşam geç saatlerde, ama her durumda tek bir soruyla baş başa kalıyorlar: “Ben buna dayanabilir miyim?” İşin komik tarafı şu: İnsan vücudunun girdiği bu kaos ortamında, hemşireler bir yandan da “Nerede kalmıştık?” diye birilerine soru sormak zorunda kalabiliyorlar. Ama tabii bunu yaparken “Bir doktor var mı?” diye sormuyorlar; çünkü onların sorusu hep “Yine ne oldu?” oluyor.

Mesai ve Enerji: Hemşire Olmak mı, Süpermen Olmak mı?

Bir hemşirenin mesaisi, genelde öyle “9’dan 5’e” falan gitmiyor. Hani bazen uyanıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki saat sabahın 4’ü. O saatlerde, kendi halimde ofis işimi yaparken, “Bu kadar erken uyanan birinin hayatı zor olmalı” diye düşünürken, hemşirelerin gerçekten bu mesaileri ne kadar zor atlattığını hayal etmek zorlaşıyor. “Eee, hemşireler de insan” dedik, ama insan olmak başka, uyku uyumak başka. O mesai saatlerinde hemşirelerin uykusuz, aç ve depresif hissetmeleri de işin cabası.

Bir hemşire sabah mesaisine başladığında, ilk birkaç saati geçtikten sonra, “Kahve de içtim, tamam” diyor ve “Bir dahaki saatte kime serum takacağım?” diye düşünmeye başlıyor. Akşam yorgun ve bitkin bir şekilde eve geldiğinde ise, tek derdi yatağına uzanıp birkaç saat uyumak. Ama tabii ki “az uyuma” tavsiyesiyle uyanıyor. Hadi ama, gerçekten bir hemşirenin enerjisi tükenmeden işini yapması normal mi? O yüzden bu meslek için, “Hemşirelik zor mu?” sorusuna, kesinlikle evet diyebilirim. Ama o kadar da mı? Şöyle düşünün: Bazen bu kadar yoğun olmayı kim istemez ki? Yani ben, uyandığımda hiçbir şey yapmadan, “Neyse, bugün sabah biraz kahve içtim, ya sonra…” demek istemem herhalde.

Hemşirelik Zor Mu? Gerçekten Çalışma Saatleri Neden Bu Kadar Uzun?

Herkes “Evet, hemşirelik zor bir meslek!” diyor, ama peki gerçek sebep ne? Yani, hasta bakmanın zor olması anlaşılır, ama saatler neden bu kadar uzun? Sabah 7’de işe başlıyorlar, akşam 10’da eve gidiyorlar, peki o aradaki 15 saatte bir insan ne kadar dayanabilir? İşte, tam burada kendi iç sesim devreye giriyor. “Sürekli çalışmanın ne faydası var? Yani, bir insan her gün bu kadar yoğun çalışıp ne elde ediyor ki?” dedim, kendi kendime. Ama sonra cevap geldi: “Yalnızca insanlara hayat veriyorlar!” Hadi ya! Duygusal anlarımı geçiyorum, bence cevap aslında çok basit: “İşlerinde başarılı olmak ve gerçekten bir şeyler başarmak.” Bu kadar basit, değil mi?

Yani, bir hemşirenin işine olan sevgisi ve sabrı, o kadar önemli ki, işin yoğunluğuna rağmen hala neşeli kalabilmeleri gerçekten takdire şayan. Ben mesela sabah erken kalktığımda, her şeye isyan etmeye başlıyorum. “Bir kahve içmeden güne başlayamam!” diyorum. Ama bir hemşire, hastalarıyla ilgilenip onlara umut verecek bir gücü kendinde bulabiliyor. Gerçekten, bizlere sürekli uykusuz kalmalarını ve 24 saat boyunca ayakta olmalarını başaran bir güç veriyorlar.

Hemşirelik Zor Mu? O Zor Anlar

Peki, işin komik kısmı ne? Şu küçük anlar. Şöyle ki, hemşireler bir hastaya serum takarken, bir bakıyorsunuz en komik sorularla karşılaşıyorlar. “Serumun içinde ne var? Kan mı? Ameliyat mı?” gibi! Bu tarz sorularla karşılaştığınızda, “Şimdi buna nasıl cevap versem?” diye düşünmekten, kendi cevabınızı da unutuyorsunuz. O kadar çok soruyla boğuluyorsunuz ki, sonunda “Evet, kan var, o kadar da değil, merak etmeyin” demek zorunda kalıyorsunuz.

Bir de hastaların “Buna alıştım” dediği anlar var ki, hemşirelerin ne kadar dayanaklı oldukları hakkında bir fikir veriyor. Çünkü “Buna alışmak” demek, zorluğu kabullenmek demek. O an, sadece hemşirelerin gülümsediğini değil, aslında insanlığın bir simgesi haline geldiklerini de fark ediyorsunuz. Hemşirelerin her zor anında gülümsemeleri, bizleri değil, kendilerini ayakta tutan şeyin o güç olduğunu gösteriyor.

Sonuçta, Hemşirelik Zor Mu? Hem Evet Hem Hayır!

Sonuç olarak, hemşirelik zor mu? Hem evet, hem hayır! Hemşireler, fiziksel olarak zorlu bir meslek icra ediyorlar. Ama psikolojik olarak, o kadar güçlüler ki, belki de zorlukları kabullenerek bir şekilde başa çıkıyorlar. Bizim gibi insanlar için, “Neyse, sabah kahvemi içtim, tamam” diyenler için bu durum oldukça şaşırtıcı. Ama hemşireler için, zorlukları aşmak değil, o zorlukları anlamak ve başkalarına faydalı olmak çok daha önemli. Her işin zorluğu farklıdır. Hemşirelik de bu işlerden biri. Ama onları sürekli alkışlamak da unutulmamalı, çünkü bir kahve molası için bile kendilerini tamamen bırakmamaları gerekebiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort megapari-tr.com
Sitemap
tulipbet güncelTürkçe Forum