Neden Arapça Öğrenmeliyiz? Bir Defter Sayfasında Başlayan Değişim Hikâyem
Kayseri’de Soğuk Bir Akşam ve Eski Bir Defterin Sayfaları
Kayseri’de yaşadığım evin küçük odasında, pencerenin kenarına oturup günlük yazmayı alışkanlık haline getireli yıllar oldu. 25 yaşındayım ve bazen bir gün içinde yaşadığım en küçük duyguyu bile yazmadan rahat edemiyorum. Çünkü bazı anların insanın içinde kaybolup gitmesine izin vermek istemiyorum.
Geçen kış, yine böyle soğuk bir akşamdı. Dışarıda kar yavaş yavaş kaldırımları kapatırken elimde kahvem, önümde eski deri kaplı günlüğüm vardı. O gün kendimi garip bir boşluk içinde hissediyordum. Hayatta birçok şey yapıyor, yeni şeyler öğrenmeye çalışıyor ama yine de içimde tamamlanmamış bir taraf olduğunu düşünüyordum.
Günlüğüme şu cümleyi yazmışım:
“Dünyayı anlamak istiyorum ama bazen kendi sınırlarımın içinde sıkışıp kalıyorum.”
Bu cümleyi yazdığım anda aslında hayatımda büyük bir değişimin başlayacağını bilmiyordum. O değişimin adı Arapça öğrenmekti.
Bir Kelimeyle Başlayan Büyük Merak
Arapça ile tanışmam aslında planlı bir karar değildi. Bir gün sosyal medyada eski bir Arapça şiirin seslendirmesine denk geldim. Kelimeleri anlamıyordum ama sesin içindeki duyguyu hissedebiliyordum.
Garip bir şekilde etkilenmiştim.
Anlamadığım bir dil nasıl bu kadar çok şey hissettirebilirdi?
O an biraz hayal kırıklığı da yaşadım. Çünkü insan bazen bilmediği şeylerin karşısında kendini eksik hissediyor. Ben de yıllardır kitaplar okuyan, farklı kültürleri merak eden biri olmama rağmen bu dili hiç tanımadığımı fark ettim.
Kendi kendime şöyle düşündüm:
“Belki de bazı kapılar, sadece anahtarını bilmediğimiz için kapalı kalıyor.”
İşte o gün Arapça öğrenmeye karar verdim.
İlk Günlerin Zorluğu ve Sabır Öğreten Harfler
Başlangıçta kolay olmadı.
Arap alfabesine baktığımda önümde bambaşka bir dünya vardı. Harflerin şekilleri, yazılış yönü, kelimelerin oluşumu bana çok yabancı geliyordu. İlk günlerde defterime aynı harfi defalarca yazdığımı hatırlıyorum.
Bazen sinirleniyordum.
“Ben bunu neden öğrenemiyorum?” diye düşündüğüm zamanlar oldu.
Özellikle bazı kelimeleri defalarca tekrar edip yine de hatırlayamadığımda kendime kızıyordum. İçimde küçük bir başarısızlık hissi oluşuyordu. Çünkü bir şeyi gerçekten istediğimde hemen iyi olmak isteyen bir yapım var.
Ama zaman geçtikçe fark ettim ki Arapça bana sadece yeni kelimeler öğretmiyordu. Bana sabrı öğretiyordu.
Bir harfi doğru yazabilmek için gösterdiğim çaba, aslında hayatta birçok şeyin küçük adımlarla gerçekleştiğini hatırlatıyordu.
Neden Arapça Öğrenmeliyiz? Çünkü Yeni Bir Dünyaya Yaklaşırız
Bir dili öğrenmek sadece kelime ezberlemek değildir. Bence bir dil öğrenmek, başka insanların kalbine açılan bir pencere bulmaktır.
Arapça öğrenmeye başladıkça bunu daha iyi anladım.
Daha önce sadece çeviriyle okuduğum bazı ifadelerin gerçek anlamlarını keşfetmeye başladım. Bazı kelimelerin içinde taşıdığı duyguyu fark ettim. Bir insanın kendi dilinde söylediği bir sözün, başka bir dilde tam karşılığının olmayabileceğini gördüm.
Bana göre Arapça öğrenmeliyiz çünkü bu dil milyonlarca insanın hikâyesine dokunmamızı sağlar.
Arapça konuşan insanların kültürünü, düşünce biçimini, tarihini ve günlük yaşamını daha yakından anlayabiliriz. Bir dili öğrenmek, o dili konuşan insanlara “Sizi tanımak istiyorum” demenin en güzel yollarından biridir.
Kayseri’den Uzak Coğrafyalara Uzanan Bir Bağ
Bazen Kayseri’deki odamdan dünyaya açılan küçük bir pencere gibi hissediyorum Arapçayı.
Burada, alışık olduğum sokaklarda yürürken bile başka coğrafyalarla bağ kurabildiğimi düşünüyorum. Çünkü artık duyduğum bazı kelimeler bana yabancı gelmiyor.
Bir zamanlar sadece ses olarak algıladığım cümlelerin içinde anlam buluyorum.
Bu his beni inanılmaz mutlu ediyor.
Çünkü insanın kendini geliştirdiğini hissetmesi çok değerli bir duygu. Uzun zamandır içimde taşıdığım “daha fazlasını öğrenmeliyim” düşüncesi artık somut bir hale geldi.
Bir Karşılaşma ve Unutamadığım An
Geçtiğimiz aylarda Kayseri’de küçük bir kafede otururken yan masada Arapça konuşan birkaç kişi vardı. Önceden olsa sadece seslerini duyar, ne konuştuklarını anlamazdım.
Ama o gün birkaç kelime yakalayabildim.
Kalbim heyecanla çarpmaya başladı.
Belki mükemmel değildim. Belki sadece birkaç kelime anlayabilmiştim. Ama o an kendimle gurur duydum.
Çünkü aylar önce hiçbir şey bilmeyen biri, şimdi başka bir dilde söylenen bazı ifadeleri anlayabiliyordu.
O küçük an benim için büyük bir zaferdi.
Akşam eve döndüğümde günlüğüme şunu yazdım:
“Bugün öğrendiğim şey sadece birkaç kelime değildi. Bugün kendi sınırlarımı biraz daha genişlettim.”
Arapça Öğrenmek Geçmişle ve Gelecekle Bağ Kurmaktır
Arapça, dünyanın en köklü dillerinden biridir. Tarih boyunca bilimden edebiyata, felsefeden sanata kadar birçok alanda önemli bir yere sahip olmuştur.
Bu dili öğrenmeye başladığımda sadece bugünü değil, geçmişi de daha iyi anlamaya başladığımı hissettim.
Eski eserler, şiirler, hikâyeler ve kültürel miras artık bana daha farklı görünmeye başladı.
Aynı zamanda geleceğe dair umutlarım da arttı.
Çünkü yeni bir dil öğrenmek insanın kendine yaptığı en güzel yatırımlardan biridir. Yeni insanlar tanımak, farklı iş fırsatları elde etmek, başka kültürlerle iletişim kurmak ve kendini geliştirmek için büyük bir avantaj sağlar.
Bir Dil Öğrenirken Aslında Kendimizi Tanıyoruz
Bu süreçte fark ettiğim en önemli şeylerden biri şu oldu:
Yeni bir dil öğrenirken aslında kendimizi de yeniden keşfediyoruz.
Arapça öğrenirken sabırsız tarafımı gördüm. Vazgeçmek istediğim anlarla karşılaştım. Ama aynı zamanda ne kadar kararlı olabileceğimi de fark ettim.
Bazen insanın ihtiyacı olan şey büyük değişimler değildir.
Bazen her gün birkaç yeni kelime öğrenmek bile insanın hayatında büyük bir hareket başlatabilir.
Defterimde Kalan Son Cümle
Bugün hâlâ Arapça öğrenmeye devam ediyorum. Hâlâ bilmediğim çok şey var. Hâlâ zorlandığım kelimeler, anlamını araştırdığım cümleler oluyor.
Ama artık bundan rahatsız değilim.
Çünkü öğrenme yolculuğunun güzelliğini anladım.
O eski günlüğümün ilk sayfasındaki eksiklik hissi artık yerini umuda bıraktı. Kendimi daha bağlı, daha meraklı ve daha güçlü hissediyorum.
Neden Arapça öğrenmeliyiz?
Çünkü bir dil, sadece kelimelerden oluşmaz.
Bir dil; insanların anılarıdır, hayalleri vardır, sevinçleri ve acılarıdır. Bir dili öğrendiğimizde aslında başka insanların dünyasına küçük bir adım atarız.
Ben Kayseri’de küçük bir odada başladığım bu yolculukta bunu öğrendim.
Bazen hayatımızdaki en büyük değişimler, bir deftere yazdığımız küçük bir cümleyle başlar.
Daki okurlarıyla “Neden Arapça öğrenmeliyiz” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!